Organik Tarımın Temel Yaklaşım ve İlkeleri

organik tarım
Modern yetiştiriciliğin ortaya çıkardığı sorunları gidermek amacıyla ortaya çıkan organik tarıma geçişin sağlayacağı yararlar

1. Doğayı kirletmeyecek yetiştirme yöntemlerinin ve girdilerin seçilerek kullanılması ve böylece çevre kirliliğinin önlenmesi
2. Toprak flora ve faunasının bitki ve hayvanların yardımı ile biyolojik döngüsünü sürekli kılarak ve geliştirerek toprak verimliliğin artırılması ve sürdürülmesi
3. Mümkün olduğu kadar yenilenebilir kaynaklardan yararlanılması, böylece doğanın sömürülmesinin engellenmesi
4. Yetiştiricilik sonunda ortaya çıkan atıkların enerjiye dönüşümünü sağlayarak, kirliliğin önlenmesi ve enerjinin yeniden üretimde kullanılmasının ve bunun sürekliliğinin sağlanması

Organik tarımın genel özellikleri

1. İnsana, hayvana ve doğaya uyumlu olması
2. Biyolojik çeşitliliğin korunması
3. Agroekosisteme uygun, dayanıklı, sağlıklı tohum ve bitki çeşitlerinin seçilmesi
4. Bitki ve toprak direncini artırıcı uygulamaların ön planda tutulması
5. Sentetik kimyasal ilaç, büyüme düzenleyiciler ve gübrelerin kullanılmaması
6. Diğer tarım yöntemlerine göre daha az işletme dışı girdinin kullanılması, olabildiğince kapalı bir sistem oluşturulması
7. Toprağı canlı bir unsur olarak ele alması, toprak işlemenin bilinçli yapılması
8. Bitki gübrelemesi yerine toprak verimliliğinin arttırılması ve korunması
9. Toprak verimliliğinin organik tarımda izin verilen iyileştiriciler ve yeşil gübreleme, münavebe ile ön planda tutması
10. Önceden tahmin ve erken uyarı tekniklerinden yoğun olarak yararlanılması
11. Hastalık, zararlı ve yabancı ot kontrolünün kültürel, mekanik, fiziksel ve biyolojik önlemlerin öncülüğünde çözülmesi, çözüm mümkün değilse doğal ve izin verilen pestisitlerin kullanılması
12. Problemlerini öncelikle kendi iç sistemi içindeki dinamikler ve uygulamalarla çözülmesi
13. Üründe miktar artışından çok kalitenin yükseltilmesini amaçlaması
14. Üretimin ve kullanılan girdilerin tanımlandığı ulusal veya uluslar arası geçerliliği olan yasal düzenlemelerin bulunması
15. Üretim zinciri boyunca bağımsız yetkili kuruluşların denetimi sonucu uygun olması durumunda ürünün sertifikalandırılması

Organik tarımın temel ilkeleri

1. Sağlık İlkesi
2. Ekoloji İlkesi
3. Eşitlik İlkesi
4. Özen İlkesi

Sağlık ilkesi Bir bütün halinde olan toprağın, hayvanların, insanların ve yerkürenin sağlığı korunmalı ve geliştirilmelidir. Bireyler ile toplulukların sağlığının ekosistemlerin sağlığından ayrı tutulamayacağına işaret eder; sağlıklı topraklar, hayvanlar ile insanların sağlığını destekleyen sağlıklı ürünler verir. Sağlık canlı sistemlerinin bütünselliği, birliğidir. Bağışıklık, esneklik ve kendini yenileme sağlığın temel özellikleridir. Ekolojik tarım sağlığı kollayacak ve esenliğe katkıda bulunacak yüksek kalitede, besleyici gıda üretimini amaçlar. Bu çerçevede, sağlığı olumsuz etkileyen sentetik gübre, ilaç ve yem gibi girdilerin kullanımına karşı çıkar.

Ekoloji ilkesi Canlı ekolojik sistemleri ve döngüleri temel almalı, onlarla birlikte çalışmalı, onları kendine model almalı ve onların devamlılığına katkıda bulunmalıdır. Ekolojik tarımın kökleri canlıların ekolojik sistemlerinden güç alır. Üretimin ekolojik süreçlere ve geri dönüşüme dayanması gerektiğini ortaya koyar. Besleme ve esenlik özel üretim ortamlarının ekolojisi ile sağlanır. Örneğin, bitkisel ürün söz konusu olduğunda bu, zengin topraktır; hayvanlar söz konusu olduğunda bu çiftliğin ekosistemidir; balıklar ve deniz canlıları için, su ortamlarıdır. Ekolojik tarımda, kırsal ve doğadan toplama sistemleri doğadaki döngülere ve ekolojik dengelerle uyum sağlamalıdır. Bu döngüler evrenseldir, fakat her bölgede kendine özgü şekilde işlerler. Organik uygulamalar yerel koşullara, ekolojiye, kültüre ve dokuya uyarlanmalıdır. Organik ürünleri üretenler, işleyenler, alıp satanlar ya da tüketenler, kırsal alanlar, iklim, habitat, biyolojik çeşitlilik, hava ve su da dahil olmak üzere ortak çevreyi korumak ve yararlandırmak durumundadır.

Eşitlik ilkesi Ortak çevreyi ve yaşamsal olanaklar açısından eşitliği gözeten ilişkiler üzerine kurulmalıdır. Ekolojik tarımla uğraşanların insan ilişkilerini her seviyede; çiftçiler, işçiler, uygulayıcılar, dağıtımcılar, tacirler ve tüketiciler de dahil bütün taraflarda eşitliği sağlayacak bir tarzda hayata geçirmek durumunda olduklarının altını çizer. Kaliteli gıdalar ve diğer ürünlerin yeterli miktarlarda üretilebilmesi hedeflenmektedir. Hayvanlara onların fizyolojileriyle, doğal davranışlarıyla ve esenlikleriyle ahenk içindeki koşulların ve olanakların sunulması gerektiğini ısrarla vurgular. Üretim ve tüketim için kullanılan doğal kaynaklar, toplumsal ve ekolojik adaleti sağlayacak şekilde ve gelecek kuşaklar gözetilerek işletilmelidir. Eşitlik, şeffaflık içinde adil üretim, dağıtım ve ticari sistemleri ile gerçek çevresel ve toplumsal maliyetlerin hesaba katılmasını gerektirir.

Özen ilkesi Ekolojik tarım, gerek mevcut gerekse gelecek kuşakların ve çevrelerinin sağlığı ile esenliğini korumak üzere, sorumlu, önlemini baştan alan bir yaklaşımla yönetilmelidir. Ekolojik tarımda uygulamaya, geliştirmeye ve teknolojiye ilişkin seçimlerde baştan önlem almanın ve sorumluluğun temel prensipler olarak görülmesi gerektiğini vurgular. Ekosistemlere ve tarıma ilişkin anlayışların yetersizliği düşünülerek, adımlar büyük bir özen ile atılmalıdır. Ekolojik tarımın sağlıklı, güvenli ve ekolojiye uygun şekilde gerçekleşmesini sağlamak için bilim gereklidir. Yine de, tek başına bilimsel veri yeterli değildir. Pratik deneyimler, zamanla oluşmuş bilgelik ve geleneksel, yerel bilgiler; denenmiş, geçerliliklerini yitirmeyen sağlam çözümler sunar. Alınacak kararlar, şeffaf ve katılımcı süreçlerin kullanılmasıyla, tüm tarafların değerlerini ve gereksinimlerini hesaba katabilmelidir.

Haftanın Videosu

önceki videoları izlemek için lütfen sol üst köşedeki oynatma listesi ikonuna tıklayınız...