Turunçgiller Hakkında Genel Bilgi

Turunçgiller (Narenciye)
Turunçgillerin (narenciye) yayılma yolu üzerinde bulunan ülkemizde, MÖ 1. yüzyılda turunçgillerin bulunduğu tarihi kayıtlardan anlaşılmakta, yaklaşık olarak 500 yıldır da ticari olarak yetiştirildikleri Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinden bilinmektedir. Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda turunçgil ithal eden bir ülke konumunda olan ülkemiz, bugün önemli dış satımcı ülkelerden biri konumuna gelmiştir.

Turunçgiller tüm dünyada en fazla üretilen ve tüketilen meyve grubunu oluşturmaktadır. 2014 FAO verilerine göre 138 milyon ton turunçgil üretimi gerçekleşmiştir.Turunçgil üretimindeki ilk sırayı Çin almaktadır. Bu ülkeyi Brezilya ve ABD izlemektedir. Ülkemiz, TÜİK verilerine göre 4,2 milyon tonluk turunçgil üretim rakamı ile dünyada turunçgil üreticisi ülkeler arasında 8.sıraya, ihracatta ise 2. sıraya yükselmiştir. Bu veriler Çukurova’nın lokomotif sektörü olan turunçgilin gerçekleşen ihracatı ile ülkemiz ekonomisine sağladığı net döviz girdisi ve istihdama katkısı turunçgil sektörünün stratejik bir sektör olduğunun ifadesidir. Yaş meyve sebze sektörü içerisinde en önemli alt ürün grubunu turunçgiller oluşturmaktadır. Son yıllarda turunçgiller üretimi ve ihracatı ile alt grup olmaktan çıkmış başlı başına bir sektör hâline gelmiştir.

Ülkemiz turunçgil üretiminin %85’i Çukurova ve Antalya yöresinde %14’ü İzmir ve civarında %1’lik kısmı da Karadeniz Bölgesi’nde yapılmaktadır ve bu üretimin %51’i iç pazarda tüketilmektedir. 2017 yılı Mayıs sonu itibarıyla 1.562.430.208 kg yaş meyve sebze ihracatı gerçekleşmiş, bu ihracatta turunçgiller 591.062.909 kg’lık bir pay almıştır.

Ülkemizde; Akdeniz ve Ege Bölgeleri turunçgil yetiştiriciliği ve dışsatımı açısından önem taşımakta, portakal, limon ve altıntop üretimimizin % 90 dan fazlası Akdeniz Bölgesinden sağlanmaktadır. Mandarin yetiştiriciliğinde ise Ege Bölgesi ön plana çıkmaktadır. Satsuma grubuna giren çeşitler, diğer mandarinlere oranla hem soğuklara daha dayanıklı olmaları hem de daha az sıcaklık toplamına ihtiyaç göstermeleri sebebi ile yoğun olarak Ege Bölgesi’nde yetiştirilmektedirler. Turunçgillerin farklı çeşitleri aynı ekolojik koşullarda, değişik zamanda olgunlaşabilmekte, turunçgil meyveleri olgunlaştıktan sonra, olgunluğa zarar gelmeden ağaç üzerinde uzun zaman tutulabilmekte ve limon, laym gibi bazı türler, devamlı çiçek açarak meyve verebilmektedir. Bu özellikler turunçgil yetiştiriciliği açısından önemli avantajlardır ve bu avantajlar turunçgil üretiminin sürekli artmasına sebep olmaktadır. Bunun yanında, dünya üretiminde gözlenen bu istikrarlı artış üzerinde etkili olan asıl önemli faktör ise hızlı ve sürekli artış gösteren tüketimdir.

Meyvelerin çok geniş bir irilik, şekil, renk, tat ve aroma yelpazesine sahip olmaları; pazarda uzunca bir süre bulunabilmeleri; sofralık olarak tüketilebildikleri gibi, meyve suyu, reçel, konserve olarak da tüketilebiliyor olmaları ve kolay soyulmaları sebebi ile özellikle çocuklar tarafından tercih edilmeleri gibi sebeplerden dolayı tüketimde sürekli bir artış kaydedilmektedir. Bunun yanında aromaterapik yağ, esans ve kozmetik ürünlerinin yapımında da yoğun biçimde turunçgillerden yararlanılmakta, çaylara koku vermede yararlanılabildiği gibi peyzaj ve dekorasyonda da turunçgiller yaygın biçimde kullanılmaktadır. Günümüzün yükselen turizm eğilimi olan agro ve eko turizm faaliyetlerinin temeli de ilk olarak “portakal turizmi” olarak atılmıştır.

Dünyada ve Türkiye’de Ekoturizm, Sosyal-Kültürel ve Ekonomik Katkıları


Yıldan yıla artış gösteren tüketime paralel olarak üretim de istikrarlı bir şekilde artış göstermekte ve özellikle Avusturya, Belçika, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere gibi önemli dışalımcı ülkelerde tüketim sürekli artmaktadır. Bu ülkelerin önemli bir bölümü pazarımız konumunda olan Avrupa ülkeleridir. Bu pazarın önemli özellikleri ise, talebinin önemli kısmının kuzey yarımküre ülkelerinden karşılanmakta olması ve tüketici gelir seviyesinin çok yüksek olması, bilinçli tüketicinin gün geçtikçe daha sağlıklı, çevre ile dost, insan ve hayvan haklarına saygılı ve izlenebilir ürünler talep ediyor olmasıdır. Bu sebeple, önemli dışsatımcı ülkelerden biri olarak, en azından minimum standartlarda sağlıklı ve çevre ile dost bir üretim yaparak pazarda arzu edilen seviyeye ulaşmamız büyük önem taşımaktadır.

Tarımsal ilaç kalıntıları, mikrobiyal bulaşma ve toksin gelişimi bakımından önemli sorunlarla karşılaşmakta olan ülkemizde, en önemli pazarımız konumunda olan Avrupa ülkelerine bahçe ürünlerinin satılması yönünde son yıllarda önemli sorunlar yaşanmaktadır. Kendi toplumlarının sağlıklı tarımsal ürün tüketimini temin etmek için, Avrupa Birliği ülkelerindeki büyük perakendeci kuruluşlar, bu ülkelerde yetiştirilen ve dışarıdan ithal edilen tarımsal ürünlerde aranan minimum standartları yeni bir düzenleme yaparak belirlemişler ve ürünlerde bu standartları aramaya başlamışlardır. İnsan sağlığına zararlı kimyasal ve fiziksel kalıntılar yanında, mikrobiyolojik açıdan güvenilir, çevreyi kirletmeden ve doğal dengeye zarar vermeden üretilen, üretim sırasında üretimle ilgili insanları ve diğer canlıları olumsuz yönde etkilemeyen ürünlerin satışı gün geçtikçe daha büyük önem kazanmaktadır. Kalıntı, bulaşma ve toksin gelişimi gibi önemli sorunlar sebebi ile, özellikle turunçgiller gibi önemli dışsatım ürünlerimizde büyük sıkıntılar yaşanmaktadır ve gerekli önlemler alınmadıkça artan şekilde yaşanmaya devam edecektir. Bu sebeple, turunçgil meyvelerinin çevre dostu üretim yöntemleri ile üretilmesi de gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Kritik kontrol noktalarında tehlike önleme analizi, zararlılarla bütünsel mücadele ve entegre ürün yetiştiriciliği ilkelerini baz alarak, yetiştiricilikle ilgili yöntem ve tekniklerin sürekli geliştirilmesini destekleyen iyi tarım uygulamaları, çevre dostu üretim teknikleri içinde oldukça önemli yer tutmaktadır.

Tüketim artışında etkili olan faktörler

Kolay soyulmaları
Çekirdeksiz olmaları
Su miktarlarının yüksek olması
Lezzetli olmaları
Yeme kolaylığı
Renk çeşitliliği
Renklerinin canlı olması
Ürün devamlılığı
Ev şartlarına dayanıklı olmaları

Üretim artışında etkili olan faktörler

Farklı çeşitler aynı ekolojik koşullarda, farklı zamanlarda olgunlaşırlar...
Turunçgil meyveleri olgunlaştıktan sonra oldukça uzun bir süre ağaç üzerinde tutulabilirler...
Bazı türler ve çeşitler “yediveren” özelliği gösterirler...

Türler bazında dünya turunçgil Üretimi



Türler Bazında Türkiye Turunçgil Üretimi



Detaylı bilgi için aşağıdaki makaleyi okuyunuz

Dünyada ve Türkiyede Turunçgil Üretimi ve Dış Ticareti

Turunçgillerin Önemi, Tüketim ve Değerlendirme Şekilleri

Turunçgiller ve turunçgillerden elde edilen ürünler, oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptirler


Sofralık Tüketim
Meyve Suyu
Gazlı İçecek
Marmelat ve reçel yapımı
Pasta ve bisküvi sanayii
Kurutulmuş meyveler
Dondurulmuş ürünler
Dilim konserve
Koku ve süs eşyaları
Masaj yağları
Aromatik yağlar
Temizlik ve bakım ürünleri
Esanslar
Parfüm ve losyonlar
Epilasyon ürünleri
Kokteyller
Kokteyl süsleme
İç ve dış mekan süsleme ve peyzaj



Turunçgil yetiştiriciliğinin yaygın olduğu ülkelerde, tıpkı zeytinyağlı yemek kültürü gibi, turunçgil meyveleri de yemek kültürünün bir parçası olmuştur.


Turunçgiller, üzerinde konsept oluşturulabilecek bir üründür çünkü dünyanın tüm ülkelerinde yaygın biçimde ve yüksek miktarlarda sevilerek tüketilmektedir. Yaygın olarak yetiştirildiği bir çok ülkede turunçgil yetiştiriciliği de yıldan yıla artan bir şekilde yaşam kültürü olma yolundadır.

Günümüzün en cazip turuzm kollarından biri olan ekoturizm de portakal turizmi olarak başlamış ve hızlı ve sürekli bir dönüşüm ve gelişimle bugünkü konumuna ulaşmıştır.


Turunçgiller, sağlık açısından da çok önemli bileşiklere sahiptirler ve fonksiyonel gıda olarak kabul edilmektedirler... ilaç sanayiine hammadde sağlayan turunçgillerden elde edilen bir çok madde, kimya sanayiinde de yoğun olarak kullanılmaktadır... Özellikle son yıllarda turunçgillerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin de ortaya konmasıyla çok hızlı bir tüketim eğilimi gözlenmeye başlanmıştır. Dikkate değer askorbik asit (C vitamini) içeriği yanında, beta karoten, monoterpenler, flavanon, flavon, flavonol, antosiyanin gibi flavanoidler, limonoidler, hidroksisinnamik asit, potasyum, folik asit ve yüksek lif içerikleri nedeni ile turunçgil meyvelerinin tüketimi Amerikan kalp ve kanser dernekleri tarafından koruyucu olarak önerilmektedir. Amerikan kanser derneği turunçgil meyvelerinde bugün için saptanabilen toplam 53 maddenin kanser gelişimini önlemede oldukça etkili olduğunu bildirmektedir. Kanser yanında, özellikle kalp ve dolaşım hastalıkları, astım, sinir hastalıkları, önemli folik asit içeriği nedeni ile doğumsal hastalıklarda ve lif içeriği sebebi ile de bağırsak rahatsızlıklarında turunçgil meyveleri önerilmektedir. Günümüzde turunçgil bitkilerinin çeşitli organ ve dokularından doğal yollarla üretilmiş birçok ilaç ve destekleyici ürün bulunmaktadır.

Turunçgil Meyvelerinin İnsan Sağlığına Etkileri

The Health Benefits of Citrus Fruits


Haftanın Videosu

önceki videoları izlemek için lütfen sol üst köşedeki oynatma listesi ikonuna tıklayınız...