Turunçgillerin İklim ve Toprak İstekleri

Turunçgiller tarımını sınırlayan en önemli farktör iklimdir. Düşük ve yüksek sıcaklıklar ve diğer iklim faktörleri turunçgiller tarımını sınırlandırırlar. Her tür ve çeşidin iklim istekleri farklıdır. Bu durum tür ve çeşitlerin bölgelere dağılımını etkiler. Verim ve kaliteyi önemli ölçüde sınırlandırdığı gibi, yetiştiricilik olanaksız olabilir.

Sıcaklık

Turunçgiller yetiştiriciliği yapılacak yerlerde sıcaklığın çok iyi incelenmesi gerekir. Turunçgiller bakımından minimum ve maksimum sıcaklıklar, gelişme sıcaklığı ve toplam sıcaklık önemlidir. Minimum ve maksimum sıcaklıklar sınırlayıcıdırlar. Gelişme sıcaklığı ve toplam sıcaklık kalite için önemlidirler. Turunçgiller tropik bitkilerdir. Ancak subtropik iklim koşullarında ekonomik olarak başarı ile yetiştirilirler.

Minimum sıcaklık: Turunçgiller yetiştiriciliğini minimum sıcaklık sınırlandırır. Bütün diğer ekolojik koşullar uygun olsa, yalnız minimum sıcaklığın uygun olmaması halinde, bu gibi yerlerde turunçgiller tarımı yapılamaz. O nedenle bahçe kurulacak yerde ekolojik faktörlerden öncelikle minimum sıcaklıklar bakılmalıdır. Minimum sıcaklık uygun değil de yetiştiricilik yapılamaz.

Turunçgillerde minimum sıcaklığa dayanmada rol oynayan faktörler çeşitlidir. Oldukça fazladır.

1) Muhtelif tür ve bir tür içindeki çeşitlerin minimum sıcaklığa dayanmaları farklıdır. Düşük sıcaklıklara en hassas tür, ağaç kavunudur. Bunu Laym, Limon, Altıntop, Portakal, Turunç, Mandarin, Kamkat ve üç yapraklı izler. Üç yapraklıya kadar olan sırada türlerin dayanma dereceleri çok farklı değildir. Örneğin portakalla altıntop; kamkatla mandarin arasındaki fark azdır. Ama üç yapraklı ile kamkat üç yapraklı ile diğerleri arasındaki fark çok fazladır.

Bir tür içerisindeki çeşitler arasında da minimum sıcaklığa dayanma bakımından farklar vardır. Örneğin Satsuma mandarini ile yerli mandarin arasında olduğu gibi, Satsuma dayanıklı, yerli mandarin ise hassasdır. Satsuma dinlenme devresinde -8, -9°c'ye kadar dayanabilir. Yerli mandarin ise -4, -5°c'de zarar görür.

2) Minimum sıcaklığa dayanmada düşük sıcaklığın devamı, yani donun süresi önemlidir. Minimum sıcaklık kısa devam ederse zarar az olur. 0°C ile -2.5°C arasında genellikle zarar görülmez. -2.5°C ila -3°c'deki minimum sıcaklık birkaç saat devam ederse etkili olmaz. -3°C ila -4°c'deki minimum sıcaklık, 3-4 saat veya daha uzun süre devam ederse önemli zarar yapar.

3) Minimum sıcaklığa dayanmada ağaçların dinlenmede olup olmamaları da etkilidir. Dinlenmeye girmeden önceki ve uyku devresinden sonraki yani fizyolojik faaliyetin olduğu devrelerdeki düşük sıcaklıklar, büyük zararlara neden olurlar. Ağaç kavunu, limon ve laym yaz kış gelişirler. Altıntop, portakal, turunç ve mandarin hava serinleyince dinlenmeye girerler. Üç yapraklı ve kamkat tam uykuya girerler. Bu nedenle daha dayanıklıdırlar.

4) Ağaçların meyve verme durumu yani mahsul miktarı da minimum sıcaklığa dayanmada etkilidir. Mahsulü çok ağaçlar gıda maddelerini meyvelere harcadıklarından zayıf kalırlar ve minimum sıcaklıklardan zarar görürler.

5) Ağaçların gelişme durumları da minimum sıcaklıklara dayanmada etkilidir. Dengeli gelişen ağaçlar ve gelişmesi kuvvetli olan ağaçlar zayıflara nazaran, minimum sıcaklıklara daha dayanıklıdırlar. Fakat fazla aşırı gelişme yani dalların pişkinleşmemesi, fazla azot, fazla su dayanımı azaltır.

6) Hastalık ve zararlılarda minimum sıcaklığa dayanmada etkilidirler. Hastalık ve zararlılardan dolayı zayıf düşmüş ağaçların düşük sıcaklığa dayanıklılığı azdır. 1987 kışında genç ve yaşlı altıntoplarda meydana gelen don zararı yaşlı ağaçlarda daha fazla idi.

7) Anaçlarda minimum sıcaklığa dayanmada etkilidirler. Üç yapraklı anacı havalar soğuyunca hemen dinlenmeye girer. Kolay uyanmaz, soğuklara da dayanıklıdır; -17°c'ye kadar dayanabilir. Bu özelliğini biraz da olsa üzerine aşılı olan çeşide de geçirir. Üç yapraklı soğukta dinlenmeye girdiği için üzerine aşılı çeşidin vegetatif gelişmesini frenleyerek onun minimum sıcaklığa dayanımı arttırır.

Minimum sıcaklık meydana geldiğinde önce ağaçlar üzerindeki meyveler zarar görür. Meyveler donar, koflaşır ve acılaşır sonra sıcaklık düşüşüne bağlı olarak taze sürgünler ve yapraklar zarar görür. Yıllık ve iki yıllık dallarda kabukta yarılmalar, kurumalar meydana gelir. Sıcaklığın fazla düşmesi halinde kalın dallar hatta ağaç aşı yerine kadar zarar görür.

Maksimum sıcaklık: Maksimum sıcaklıklar turunçgillerin dayanabildikleri yüksek sıcaklıklardır. Ülkemizde maksimum sıcaklıklara dayanma bakımından tehlike yoktur. Normal olarak turunçgil bölgelerimizde sıcaklık zararlı olacak derecede yükselmez. Amerika'da, Arizona'da sıcaklık gölgede 48-50°c'ye kadar çıkar ve bazı çeşitlerde ekonomik kayıplara neden olur. Turunçgil türleri maksimum sıcaklığa dayanma bakımından da farklılık gösterirler. Dayanıklı türlerden duyarlıya sıralama şöyledir: Altıntop (48°c'ye kadar), laym, mandarin (45°c'ye dayanır), kamkat, portakal, turunç, limon, ağaç kavunu (41-42°c'ye kadar). Arizona'da yüksek sıcaklıkta mükemmel altıntop yetişir. Altıntoplar kuru iklime de dayanıklıdırlar. Laymlar nemli sıcaklığa dayanıklıdırlar. Limon yazları serin geçen yerlerde iyi sonuç verir. Sıcaklığın fazla arttığı devrede nisbi nemin düşmesi halinde limonda, washington navel portakalı ve satsuma da büyük zararlar meydana gelir. Şiddetli meyve dökümü, Haziran dökümü meydana gelir. Yüksek sıcaklık, meydana geldiği zamandaki ağaçların gelişme durumlarına göre, tomurcuk, çiçek, küçük meyve ve filizleri yakar, döküm artar.

Gelişme sıcaklığı: Bunun minimum, optimum ve maksimum dereceleri vardır. Bunları diğer minimum ve maksimum sıcaklıklar ile karıştır¬mamak gerekir. Gelişmede minimum sıcaklık yani minimum gelişme sıcaklığı 12.8 °C olarak tespit edilmiştir. Bu limonda 8-10 °C dir. Turunçgil ağaçları bunun üzerinde gelişmeye başlarlar. Maksimum gelişme sıcaklığı 38-40 °C ler arasında değişir. Halbuki turunçgiller daha yüksek sıcaklıklara dayanabilirler, fakat gelişme olmaz, optimum gelişme sıcaklığı 22-30 °C arasında değişir. Konuyu biraz daha açarsak; turunçgillerde genellikle optimum büyüme, gündüz 25 - 26 °C ve 18 - 20 °C sıcaklıkta olmaktadır. En düşük düzeyde büyüme veya durgun¬laşma yani gelişme minimumu 12 - 13 °C sıcaklıkta olmaktadır. Net fotosentez 4 - 5 °C sıcaklıkta durmakta ve fizyolojik yönden bitki çok belirgin bir durgun döneme girmektedir. Sonbahardan itibaren gündüz/gece sıcaklıklarının 16/4°C olması, bitkilerin önemli ölçüde dinlenme durumuna girmesine neden olmaktadır. Uzun gün için 16 saat, kısa gün için 8 saat aydınlanma benimsenmektedir. Üç yapraklı ve sitranjlarda düşük sıcaklık, stimulatif yani uyarıcı etki yapıyor. Belirli düşük sıcaklık toplamını aldıktan sonra yani hafif bir dinlenmeden, uyku devresinden sonra, optimum sıcaklıkta büyüme hızlı oluyor. Buna mukabil Kleopatra mandarini ve Laym'da belirli düşük sıcaklık toplamından sonra optimum sıcaklıkta büyüme hızı düşmektedir. Portakalda belirgin bir etki yapmıyor. Satsumada ılık geçen yerlerde ve yıllarda büyüme hızı yavaş, serin geçen yıllarda hızlıdır ve mahsul daha fazla olmaktadır. Limonda tersidir. Valencia portakalı: Her koşulda iyi sonuç veriyor.

Toplam sıcaklık: Faydalanılan sıcaklık toplamıdır. Diğer bir ifadeyle bitkilerin vegetasyon devresi boyunca ihtiyaç duydukları sıcaklıktır. Turunçgillerin muhtaç oldukları toplam sıcaklık üzümden çok, hurmadan az, genellikle zeytin kadardır. Bazılarında, altıntop gibi zeytinden fazladır. Türler arasında bu yönden fark vardır. Çeşitlerin erkenci, geçci olmasında sıcaklık toplamı rol oynar. Az sıcaklık, toplamına ihtiyaç gösterenler erkenci olurlar. Sıcaklık toplamı, satsumada az, en fazla altıntopdadır. Portakallarda en fazla sıcaklık toplamına Valencia ihtiyaç gösterir.

Toplam sıcaklık hesapla bulunabilir. 12.8°c'nin üzerindeki sıcaklıklar, limonda 10°C üzerindeki sıcaklıklar toplanarak toplam sıcaklık bulunabilir. Aylık sıcaklık ortalamaları ele alınır. Bu ortalamalar Aralık, Ocak, Şubat aylarında 12.8°c'den azdır. Mart, Nisan ve diğerleri 12.8°c'den fazladır. Mesela Mart ortalaması 13.1°C, Nisan 14.4°C olsun. 12.8 bu değerlerden çıkarılır. Bulunan bu değerler o ayların gün adedi ile çarpılır ve o ayda elde edilen sıcaklık miktarı bulunur.

Nisbi nem (oransal nem)

Nisbi nem, turunçgillerde önemlidir. Ortalama % 60 oransal nemin turunçgiller için optimum olduğu ileri sürülmektedir. Nisbi nem elverişli olunca meyve miktarı ve kalitesi artar. Uygun nisbi nemde meyve tutumu fazla, kabuk ince ve parlak olur. Meyve daha sulu, şekli yuvarlağa yakındır. Satsuma basıklaşır. Washington navelde göbek kaybolur. Bir tek ağaçta bile nisbi nemin etkisini görmek olasıdır. Ağacın iç tarafında, ki bu kısmında nisbi nem yüksektir, bulunan meyveler, aynı ağacın dış tarafında bulunan meyvelere göre daha ince kabuklu ve bol suludur. Nisbi nem azaldığında meyve ovalleşir, göbek belirginleşir. Partenokarp çeşitlerde meyve tutumu az, Haziran dökümü şiddetli olur. Kabuk kalınlaşır, usare azalır. Nisbi nemi düşük yerlerde partenocarp çeşitleri yetiştirmede çok dikkatli olmak gerekir. Cumaovası, Bulgar'ca, Gümüldür örneği. Nisbi nemin normalden fazlalığında mantari hastalıklar artar, renklenme iyi olmaz. Kan portakallarında da renk iyi olmaz.

Nisbi nemi attırmak için; rüzgar kıran dikilir, sık dikim yapılır, yağmurlama sulama yapılır (turunçgillerde yağmurlama sulama çok ciddi sorunlar yaratabilir, dikkatli olunmalıdır)

Rüzgarlar

Rüzgar, meyvenin miktar ve kalitesi üzerinde etkili bir iklim olayıdır. Özellikle meyve küçük iken esen rüzgârlar meyve miktar ve kalitesini düşürürler. Meyvenin ve ağaçların büyüme ve olgunlaşmasını da geciktirirler. Mekanik ve fizyolojik etkileri vardır. Sadece rüzgar dahi bir bölgede turunçgil yetiştiriciliğini etkileyebilir. Mekanik etki rüzgarın hızına bağlıdır. Dalların kırılması, ağacın sökülmesi, meyve dökümü, dikenlerin zararları, rüzgârın mekanik olarak yaptığı zararlardır. Fizyolojik etki bitkinin su düzenini bozmasıdır. Sıcak, nisbi nemi düşük rüzgarlar çok tehlikelidir. Şiddetli yaprak dökümüne neden olurlar; meyve küçük iken esen sıcak rüzgârlar meyveyi küçük bırakır. Lodosun (Geğiz) zararı ilkbahar ve sonbaharda önlem dört tarafa rüzgâr kıran dikme ve sonbahar sulamaları. Sonbaharda sulama azaltılmamalı aralıklar açılmamalıdır. Bahçe nemli bulundurulursa rüzgâr (gegiz) zararı daha az olur.

Toprak İstekleri

Turunçgiller toprak bakımından seçicidirler. Farklı tip toprakta yetişmeleri seçici (müşkülpesent) olmadıkları kanaatini uyandırmıştır ki bu doğru değildir.

Turunçgil ağaçları kumdan, fazla killiye kadar yapıdaki geniş bir farklı toprak alanında iyi gelişirler. Bununla beraber turunçgiller için en iyi toprak; yeni alluviyal orijinli, uniform, yeterli derinlikte ve verimli, iyi iç drenaja sahip, süzek, havalanan ve zararlı tuzlardan ari (yoksun), orta yapıda bir topraktır. Toprak seçiminde dikkatli olunmalıdır. Turunçgil toprağının iyi incelenmesi gerekir. Bunun için toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı incelenmelidir.

Fiziksel yapı

Turunçgil köklerinin O2 ihtiyacı fazladır. Bu nedenle ağır topraktan kaçınmalı, hafif, süzek ve kaba yapılı topraklar tercih edilmelidir. Toprağın geçirgenliği bilinme¬lidir. Bu çok önemlidir. Geçirgenlik (Permeabilite). 10-20 cm/h olmalıdır. Geçirgenliğin fazla veya az olması arzu edilmez. Fazla geçirgen topraklarda suyun idaresi ve sulama güçleşir, gübrelerin yıkanması bahis konusudur (çinko yıkanması). Toprak ağır, geçirgenlik az olursa bitki metabolik faaliyetlerini iyi devam ettiremez. Hafif topraklar turunçgillerde erken olgunluğa sebep olur ve meyve kabuğu incelir, usare artar. Turfanda çeşitler için hafif topraklar tercih edilmelidir. Ağır topraklarda kabuk kalınlaşır. Bu gibi meyvelerin muhafaza kabiliyeti azdır. Soğuk ve nemli topraklardan sakınmalıdır. Ağır topraklarda ince kabuklu çeşitler tercih edilmelidir. Yafa ağır topraklarda yetişti¬rilmemelidir. Extrem ağır ve hafif olmamak şartıyla bu ikisi arasındaki toprak tiplerinde turunçgil yetiştiriciliği yapılabilir.

Rebour'a göre en uygun toprak tipi: Kil % 5-10'dan az olmayacak; Kaba iri kum % 50; Su tutma kapasitesi % 40-50; Tın % 20; Kireç % 5-10 olmalıdır. Yalnız kil % 20 den, kireç de % 40 dan çok olmamalıdır. Organik madde miktarı ise % 4'ün üzerinde olmalıdır.

Fiziksel yapı ile birlikte toprak profilinin de bilinmesi gereklidir. Satha yakın geçirgen olmayan bir tabakanın bulunması turunçgil ziraatını imkansız kılar. Taban suyunun normalden yukarıda ve oynak olması halinde de zararlar meydana gelebilir. Taban suyunun iki metreden yüksek olduğu ve oynak olduğu yerlerde bahçe kurmak sakıncalıdır.

Kumlu-tınlı, kumlu-killi, hafif ve orta derecedeki topraklar turunçgil tarımı bakımından en uygun topraklardır. Soğuk ve nemli topraklar turunçgillerde elverişli değildir. Ağır topraklar her ne kadar krizma ile havalandırılırsa da bu tip topraklardan kaçınmak gerekir. Bu husus seçilecek anaç yönünden de önemlidir. Üç yapraklı ve şadok nisbeten ağır toprakta turunç orta toprakta, palestin tatlı laymı kumsal toprakta citrus volkamerlana volkanik arazide.

Toprağın kimyasal yapısı

Turunçgiller herdem yeşil bitkilerdir ve topraktan birçok besin elementi kaldırırlar. Yani turunçgillerin makro ve mikro elementlere ihtiyaçları oldukça fazladır. Bu nedenle toprağın kimyasal yapısının uygun olması gerekir. Toprak bitki besin maddelerince zengin olmalıdır. Toprakta azotun bulunup bulunmaması önemli değildir. Zira topraklar kontrol edilerek azot kolayca karşılanabilir. Topraktaki fosfor ve potasın bilinmesi önemlidir. Bu elementler yönünden toprağın uygun olması gerekir. Turunçgillerin gübre ihtiyacı toprak ve yaprak analizleri yapılarak tespit edilir.

Schloesing-Sigmont metoduna göre (Total P):

Topraktaki kireç miktarı % 10 ve daha fazla ise toprakta % 0.75 P2O5 bulunmalıdır.

Kireç % 10 dan az ise % 0.60 P2O5 olmalıdır. Bütün topraklarda % 0.40 K2O olmalıdır.

Topraktaki P ve K yönünden ağaçları iyi izlemek gerekir.

Turunçgil yetiştiriciliğinde mikro elementler de önemlidir. Fakat bunların telafisi güç değildir. Ağacın gelişme durumu, beslenme durumu izlenir. Toprak azotu değişmesine rağmen yine de % 0.1-0.15 total N bulunmalıdır.

Toprak Reaksiyonu

Turunçgiller oldukça geniş ph derecesinde yetişebilir¬ler. pH 5-8.5 olabilir. Yüksek pH da mikro elementlerin alımı zorlaşır. Optimum ph 6-7 dir. Toprak pH sına göre anaç seçilir. PH aside kaçarsa bu topraklarda Ca ve Mg yıkanır. Yüksek ph da kireç veya tuz fazladır. Fazla kireç demiri bağlar. pH ın tuzluluk sebebiyle yükselmesi halinde bazı arızalarla karşılaşılır.

Tuzluluk

Çok hassastırlar. Tuzluluğa dayanma yönünden türler arasında farklılık vardır. Limon en hassas türdür. Turunç ve portakal daha mukavimdir. 300 ppm Cl iyonu uygundur. Bu 480 ppm tuza tekabül eder. Turunçgiller 1. Sınıf sulama suyu isterler.

Taban suyu

Turunçgillerde toprak drenajı çok önemlidir. Fiziksel ve kimyasal yapısı çok uygun bir toprakta taban suyu zaman zaman yükseliyorsa çok zararlı olur. Bu durumda drenaj zorunludur.

Haftanın Videosu

önceki videoları izlemek için lütfen sol üst köşedeki oynatma listesi ikonuna tıklayınız...